
“Sevgi engel tanımaz” dediler…
“Önyargılar en büyük engeldir” dediler…
“Özel birey” dediler…
Ama hiçbir slogan, gerçeği anlatmadı.
Çünkü gerçek şu:
Engelli bireyin karşısına çıkan en büyük engel; ne merdivendir, ne rampa eksikliğidir…
En büyük engel: AHLÂKSIZLIKTIR.
Bir alışveriş merkezine gidiyorsun.
Acelen var. Engelli park yerine yöneliyorsun.
Ama yer dolu.
Arabadan biri iniyor:
“Bu araç engelli aracı, benim hakkım.”
Ortada ne engelli var… ne ihtiyaç…
Sadece rahatlık ve umursamazlık.
Sen ise gerçekten ihtiyaç sahibisin.
Ama geri dönüyorsun.
İşte o an anlıyorsun:
Sorun asfalt değil… insan.
Bir tiyatroya gidiyorsun.
Koca, gösterişli bir bina…
Ama girişte tek bir basamak.
“Rampa nerede?” diyorsun.
“Diğer kapıda” diyorlar.
Sen bu kapıdasın.
Ama senin varlığın yok sayılıyor.
Yüzlerine bakıyorsun… bir gülüş.
O gülüşte empati yok.
Sadece geçiştirme.
Yeni yapılmış bir mekân…
On basamak, yanında dik bir “rampa”.
“Bu rampa değil” diyorsun.
“Yaptık ya işte” diyorlar.
“Biz seni taşırız.”
Sen taşınmak istemiyorsun.
Sen bağımsız yaşamak istiyorsun.
Ama bunu anlamıyorlar.
Çünkü mesele erişim değil… zihniyet.
Okula gidiyorsun.
Eğitim almak istiyorsun.
Karşında bir müdür:
“Ben okulumda engelli öğrenci istemiyorum.”
Bir cümle…
Ve bir hayatın yönü değişiyor.
Öğretmensin.
Yıllarca okumuşsun. Emek vermişsin.
Bilgin var.
Ama diyorlar ki:
“Engelliden öğretmen mi olur?”
Bilgini değil, bedenini tartıyorlar.
Alışveriş merkezindesin.
Engelli tuvaletine gidiyorsun.
İçeriden çıkan kişi sapasağlam.
Yüzünde en ufak bir mahcubiyet yok.
Çünkü bazı insanlar için hak,
sadece kendilerine ait.
Bir şehirde yürüyorsun.
Kaldırımlar yapılmış… ama erişim yok.
Yaya geçidi var… ama rampa yok.
Söylüyorsun.
Cevap: bir gülüş.
O gülüşte şu var:
“Senin sokakta ne işin var?”
Bir gün bir hakkın elinden alınıyor. ÖTV gibi, malulen emeklilik gibi
Ses çıkarıyorsun.
Altına yüzlerce yorum:
“İyi oldu zaten suistimal ediliyordu.”
Kimse sormuyor:
Gerçek ihtiyaç sahipleri şimdi ne yapacak?
Ve işte gerçek:
Sorun merdiven değil.
Sorun rampa değil.
Sorun beden değil.
Sorun: insanın ahlâkı.
Toplum;
vatandaşıyla, esnafıyla, yöneticisiyle
ahlâkını düzeltmedikçe…
Hiçbir yasa, hiçbir proje, hiçbir kampanya
engelleri kaldıramaz.
Çünkü engelli bireyleri hayattan koparan şey
engeller değil…
insanların ahlâksızlığıdır.
Ve şunu unutma:
Eğer bir toplumda engelli bireyler özgür değilse,
orada hiç kimse gerçekten özgür değildir.

