
Bize yüzyıllardır isim buluyorsunuz…
Ama bir türlü hakkımızı vermiyorsunuz!
Bir dönem “Allah’ın cezası” dediniz.
Bir dönem “korunması gereken kullar” dediniz.
“Aciz” dediniz.
“Zavallı” dediniz.
“Sakat” dediniz.
“Özürlü” dediniz.
Şimdi de “özel gereksinimli”, “özel birey”, “yetersiz birey” diyorsunuz…
Yeter!
Biz sizin merhametinize muhtaç değiliz.
Biz sizin bulduğunuz yeni tabirlere de ihtiyaç duymuyoruz.
Çünkü sorun bizim bedenimiz değil.
Sorun; bizi yok sayan sistemleriniz.
Bir insanın yürüyememesi engel değildir.
Kaldırımsız şehirler engeldir.
Bir insanın görememesi engel değildir.
Erişilemeyen bilgiler engeldir.
Bir insanın konuşamaması engel değildir.
Onu dinlemeyen toplum engeldir.
“Engelli” kelimesinin özü budur:
Engellenen birey.
Ama siz bu kavramı bile bozup yeniden bizi “yetersiz” ilan etmeye başladınız.
Hayır!
Biz yetersiz değiliz.
Biz özel de değiliz.
Çünkü eşitlik özel değildir!
Rampa bir lütuf değildir.
Erişilebilirlik bir iyilik değildir.
Hak; yardım kampanyası hiç değildir!
Bugün “başkasına yapılan kolaylık” sandığınız her şey, yarın sizin de ihtiyacınız olabilir.
Çünkü erişilebilirlik birkaç kişinin meselesi değil; insan olmanın gereğidir.
Ve şunu artık anlayın:
Bir engelli bireye yardım etmiş olmak,
engelli bireyi anlamış olmak değildir!
Bir tekerlekli sandalye vermekle veya itmekle,
bir görme engellinin koluna girmekle,
bir medikal cihaz yardımı yapmakla,
bir video paylaşmakla,
“yardım ediyoruz” demekle bu mesele çözülmez.
Eğer bir insanın nasıl gördüğünü,
nasıl duyduğunu,
nasıl yürüdüğünü,
hangi koşullarda eşit yaşayabildiğini bilmiyorsanız…
Yaptığınız yardımın da,
gösterdiğiniz hassasiyetin de,
kurduğunuz cümlelerin de hiçbir anlamı yoktur.
Çünkü mesele acımak değil;
hak temelli yaklaşabilmektir.
Mesele “yardım etmek” değil;
kişinin ihtiyaçlarını anlayıp eşit yaşamı sağlayabilmektir.
Biz ne acınmak istiyoruz…
Ne alkışlanmak…
Ne de kahraman ilan edilmek…
Biz sadece eşit yurttaş olmak istiyoruz!
Bizi ya yere batırıyorsunuz
ya da göğe çıkarıyorsunuz…
Oysa biz normaliz.
Biz insanız.
Biz toplumun eşit bireyleriyiz.
Bu yüzden;
“Engelli kardeşlerimiz” demeyin.
Önce eşit yurttaş olduğumuzu kabul edin.
“Özel birey” demeyin.
Haklarımızı verin.
“Bireysel yetersizliği olan birey” demeyin.
Önümüzdeki engelleri kaldırın.
Bize yeni isimler üretmeyi bırakın!
Haklarımızı teslim edin!
Çünkü biz yardım beklemiyoruz.
Sadaka istemiyoruz.
Ayrıcalık istemiyoruz.
Biz anayasanın bize verdiği eşit yaşam hakkını istiyoruz!
Ve bilin ki;
biz artık susan değil, haklarını haykıran bir nesiliz.

